1. Patent Foramen Ovale (PFO) Nedir?
Anne karnındaki süreçte, bebeğin akciğerleri henüz devreye girmediği için kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında kan geçişini sağlayan doğal bir tünel bulunur. Doğumla birlikte bu tünelin kapanması beklenir. Ancak toplumdaki her 4 yetişkinden birinde bu yapı tam olarak kapanmaz ve “açık” kalır. İşte bu duruma Patent Foramen Ovale (PFO) diyiouz. Çoğu insan kalbinde bu açıklıkla bir ömür sorunsuz yaşar; ancak bazı durumlarda bu tünel, vücuttaki pıhtıların beyne kaçmasına aracılık edebilir.
2. PFO Neden Oluşur?
PFO sonradan gelişen bir hastalık değil, tamamen yapısal bir kapanma kusurudur. Kalbin orta duvarını oluşturan iki doku tabakasının doğumdan sonraki basınç farkıyla birbirine kaynaması gerekir. Genetik yatkınlık veya doku gelişimindeki yetersizlikler nedeniyle bu kaynama gerçekleşmediğinde, PFO ömür boyu açık kalmaya devam eder.
3. PFO Belirtileri Nelerdir?
PFO genellikle “sessiz” bir tablodur ve rutin kontrollerde tesadüfen saptanır. Ancak şu durumlarla ilişkili olabilir:
- Açıklanamayan İnme (Felç): Genç yaşta görülen ve nedeni bulunamayan felçlerin altında PFO yatabilir.
- Auralı Migren: Şiddetli baş ağrısı ve ışık çakmalarıyla seyreden migren vakalarında PFO varlığı sık görülür.
- Oksijen Düşüklüğü: Ayağa kalkınca gelişen nefes darlığı ve oksijen seviyesinde düşüş (Platipneya-Ortodeoksi).
- Dalış Kazaları: Profesyonel dalgıçlarda “vurgun” yeme riskini artıran bir faktör olabilir.
4. Teşhis Yöntemleri: PFO Nasıl Saptanır?
PFO’yu standart ultrasonla (EKO) görmek her zaman kolay değildir. Bu yüzden şu özel testlere başvurulur:
- Kabarcık Testi (Bubble Test): Koldan verilen serumun içindeki mikro kabarcıkların kalbin sağından soluna geçip geçmediği izlenir.
- Transözofageal EKO (TEE): Yemek borusu yoluyla kalbe çok yakından bakılarak deliğin anatomisi netleştirilir.
- Transkranial Doppler: Kabarcıkların beyin damarlarına ulaşıp ulaşmadığını ölçen hassas bir yöntemdir.
5. PFO Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Eğer kişi daha önce bir felç veya geçici iskemik atak (TIA) geçirmişse ve PFO kapatılmazsa, ikinci bir felç geçirme riski devam eder. Pıhtılaşma eğilimi olan bireylerde bu risk çok daha ciddidir. Ayrıca inatçı migren atakları olan hastalarda yaşam kalitesi düşük kalmaya devam edebilir.
6. Ameliyatsız PFO Kapatma (Perkütan Yöntem) Nedir?
Günümüzde PFO kapatma işlemi, göğüs kafesi açılmadan anjiyo benzeri bir yöntemle (perkütan) yapılır. Cerrahi bir kesi olmadığı için hastalar için son derece konforlu, minimal invaziv bir işlemdir.
7. Kimlere Uygulanır?
- Başka bir neden bulunamayan inme (kriptojenik inme) geçirmiş hastalar.
- İlaç tedavisine rağmen tekrarlayan felç riski taşıyanlar.
- Ciddi auralı migreni olup ilaçtan fayda görmeyen seçilmiş vakalar.
- Dalış sporuyla uğraşan ve risk altında olan bireyler.
8. İşlem Süreci: Nasıl Yapılır?
İşlem, tam donanımlı kateter laboratuvarında yaklaşık 45-60 dakika sürer:
- Giriş: Kasık damarından ince bir borucukla kalbe ulaşılır.
- Kapatma: “Şemsiye” şeklinde, nitinol alaşımlı özel bir cihaz tünelin içine yerleştirilir.
- Sabitleme: Cihaz tünelin her iki tarafını da kavrayarak kapatır. Zamanla kalbin kendi dokusu bu cihazın üzerini örter.
- Taburculuk: Hasta genellikle 24 saat içinde evine dönebilir.
9. İşlem Sonrası Sizi Neler Bekler?
İyileşme süreci çok hızlıdır. İlk gün kasık bölgesinde hafif bir hassasiyet olabilir. İşlemden hemen sonra kan sulandırıcı (aspirin vb.) tedaviye başlanır. Çoğu hasta birkaç gün içinde normal sosyal hayatına ve işine dönebilir.
10. Olası Riskler Nelerdir?
Her girişimsel işlemde olduğu gibi; girişim bölgesinde morarma, geçici ritim düzensizlikleri veya çok nadiren cihazın yerinden oynaması (%1 civarı) gibi riskler mevcuttur. Ancak bu riskler, felç geçirme riskinin yanında oldukça düşüktür.
11. Sonrası İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
- İlaç Uyumu: Cihazın kalp dokusuyla tamamen bütünleşmesi için ilk 6 ay kan sulandırıcı kullanımı kritiktir.
- Fiziksel Hareket: İlk hafta ağır sporlardan ve ıkınmayı gerektiren zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır.
- Diş ve Cerrahi İşlemler: İşlemden sonraki ilk 6 ay içinde yapılacak diş çekimi veya ameliyatlar öncesi mutlaka doktora bilgi verilmelidir (antibiyotik koruması gerekebilir).
- Düzenli Takip: İlk ay, 6. ay ve yıllık EKO kontrolleri ile kapağın durumu izlenmelidir.